5411 sayılı Bankacılık Kanunu

Madde 108Banka kaynaklarının istismarı

Yürürlükte

71 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların hâkim ortakları ve yöneticileri, bu Kanunun şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları Fon tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin etmekle mükelleftir.

Bu maddenin uygulanmasında, bankaların hâkim ortaklarının ve yöneticilerinin; yönetim kurulu, kredi komiteleri, yöneticiler, şubeler ve diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle, banka kaynaklarını ve varlıklarını; rehnetmek, teminat göstermek, açıldığı tarih itibarıyla kredibilitesi olmadığı aşikâr bulunan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi ve yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo ve sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde doğrudan veya dolaylı olarak kendileri veya başkaları lehine para, mal, her türlü hak ve alacak temini amacıyla kullandıkları veya başkalarına kullandırdıkları banka kaynakları ve varlıkları, dolanlı kaynak olarak kullanılmış sayılır.

Bu madde kapsamında kullanılan kaynaklar ve maruz kalınan zarar kapsamında iade ve tazmin talebine mesnet teşkil edecek işlemler ile iade ve tazmine konu edilecek tutarlar, ilgili bankada Kurumca yapılacak incelemeler sonucu ulaşılacak tespitler de dikkate alınarak Fon Kurulunca belirlenir.

Bankanın faaliyet izninin kaldırılması hâlinde Fon tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin edilemeyen tutarlar Fon alacağı haline gelir ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.

Bankanın Fona devrinden sonra Fon tarafından verilecek süre içerisinde kullanılan kaynakların ve bu suretle uğranılan zararın iade ve tazmin edilmemesi veya Fon tarafından uygun görülecek biçimde teminatlandırılmaması veya bu ortaklara ait hisselerin Fon tarafından verilecek süre içinde üçüncü kişilere devredilmemesi hâlinde bu zarar veya kullanılan kaynakların miktarı dikkate alınmaksızın ortaklara ait hisseler başkaca bir işleme gerek kalmadan Fona intikal eder. Bu suretle Fona intikal eden söz konusu hisselerin üçüncü kişilere satışını müteakip Fon tarafından elde edilen tutar hâkim ortakların bankaya ve/veya Fona olan borçlarına mahsup edilir.

Bu madde kapsamında kullanılan banka kaynağı ve bu suretle uğranılan zarar, Fon tarafından verilen süre içinde iade veya tazmin edilse veya Fon tarafından uygun görülecek biçimde teminatlandırılsa dahi bilançoda görülen bakiye zararın özkaynakları aştığının tespiti hâlinde Fon, bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye yetkilidir. Bilançoda görülen zararın özkaynakları aşmaması hâlinde ise, Fon en az beş üyesinin aynı yöndeki oylarıyla alınan Fon Kurulu kararıyla hâkim ortaklar dışındaki ortaklara ait hisseleri, zararın ödenmiş sermaye tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas alınmak üzere bulunacak bedel üzerinden Fon Kurulunca belirlenecek süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında devralmaya yetkilidir.

Bu maddeye atıf yapan kararlar

670.000'i aşkın Yargıtay ve Danıştay kararı arasından 5411 sayılı Kanun Madde 108 hükmüne atıf yapan örnekler.

  • Yargıtay · 23. Hukuk DairesiE. 2012/2088K. 2012/459904.07.2012

    Yargıtay 23. Hukuk Dairesi - E. 2012/2088, K. 2012/4599 (04.07.2012)

    …Şikayet edilen vekili asıl dosyada, ... tarafından konulan hacizlerden önce Vakıfbank'a ait ipoteğin bulunması nedeniyle ... alacağının ipotek alacağına rüçhanı olmayacağından garameye giremeyeceğini, ayrıca alacağın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 108. 130. ve 135. maddeleri kapsamında olmadığını ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre takip edilemeyeceğini; birleşen dosyada, İİK'nun 111. maddesi kapsamında yapılan taksitlendirmeler nedeniyle hacizlerin düşmediğini, yasal…

  • Yargıtay · 23. Hukuk DairesiE. 2012/5152K. 2012/710403.12.2012

    Yargıtay 23. Hukuk Dairesi - E. 2012/5152, K. 2012/7104 (03.12.2012)

    …edilen banka vekili asıl dosyada, TMSF tarafından konulan hacizlerden önce Vakıfbank'a ait ipoteğin bulunması nedeniyle TMSF alacağının ipotek alacağına rüçhanı olmayacağından garameye giremeyeceğini, ayrıca alacağın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 108. 130. ve 135. maddeleri kapsamında olmadığını ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre takip edilemeyeceğini; birleşen dosyada, İİK'nun 111. maddesi kapsamında yapılan taksitlendirmeler nedeniyle hacizlerin düşmediğini, yasal…

  • Yargıtay · 3. Hukuk DairesiE. 2023/4783K. 2024/32723.01.2024

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - E. 2023/4783, K. 2024/327 (23.01.2024)

    …mümkün değildir. Bir alacağın 20 yıllık zamanaşımına tabi fon alacağı olarak nitelendirilebilmesi için bu alacağın 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklı bir alacak olması gerekir. Bu anlamda banka kaynaklarının sömürülmesi (5411 sayılı Kanun'un 108/4 üncü maddesi), bir bankanın fona devredilen alacaklarının 5411 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca devir alınması gibi hallerden doğan alacaklar fon alacağı niteliğindedir. (Kürşat Göktürk ''Fon alacağ'' Gazi Ünv. H.F. Dergisi, 2010, S.1 sh.78)…

Kararların tam metni ve benzer kararlar için ücretsiz arayın

Kanun: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu

Kabul tarihi: 19.10.2005

Resmî Gazete: 01.11.2005 / Sayı 25983 (Mükerrer)

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Metin mevzuat.gov.tr'deki güncel (işlenmiş) metinden alınır ve düzenli olarak güncellenir. Resmî metin için Resmî Gazete esas alınır.

Bankacılık Kanunu tüm maddeleri