6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

AATUHK Madde 79Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi

Yürürlükte · Son değişiklik: 30.03.2006

(Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)

Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.

Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.

Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.

Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.

Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.

Bu maddeye atıf yapan kararlar

670.000'i aşkın Yargıtay ve Danıştay kararı arasından AATUHK Madde 79 hükmüne atıf yapan örnekler.

  • Yargıtay · 17. Hukuk DairesiE. 2011/8541K. 2012/588208.05.2012

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - E. 2011/8541, K. 2012/5882 (08.05.2012)

    …tebliğ edildiğini, 7 gün içinde cevap verilmemesi üzerine yazının 25.8.2009 tarihinde tekit edildiğini tekit yazısının 27.8.2009 tarihinde tebliği üzerine 2.9.2009 tarihinde itiraz edildiğini, gönderilen yazının 6183 Sayılı AATÜHK'nun 79.maddesi gereğince haciz ihbarnamesi olup tebligatın usulüne uygun yapıldığını belirterek davanın reddini, mahkemenin aksi kanıda olması halinde davanın açılmasına neden olmadıklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını…

  • Yargıtay · 17. Hukuk DairesiE. 2014/21940K. 2016/1077122.11.2016

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - E. 2014/21940, K. 2016/10771 (22.11.2016)

    …Vergi dairesinin haciz bildirimde ...’a ait olduğu anlaşılan hesaptaki paraların şahsi kefaleti nedeniyle tahsil edilmeyen şirket borçlarına mahsup edilmek üzere işlem yapılmasının istenmesi üzerine banka tarafından 6183 sayılı AATUHK’nun 79.maddesi gereğince işlem yapıldığını, haciz uygulanan hesabın amme borçlusuna değil annesi müvekkiline ait olduğunu, vergi borcunun müvekkiline ait olmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 7.12.2012 tarihli ve…

  • Yargıtay · 17. Hukuk DairesiE. 2016/11532K. 2019/268811.03.2019

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - E. 2016/11532, K. 2019/2688 (11.03.2019)

    …450 70000 107 sıra nolu 87.086,12 TL miktarındaki haciz nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, buna ilişkin takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava 6183 sayılı AATUHK'nun 79. maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı İdare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan…

  • Yargıtay · 17. Hukuk DairesiE. 2015/18269K. 2018/479309.05.2018

    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi - E. 2015/18269, K. 2018/4793 (09.05.2018)

    …bakımdan da reddi gerektiğini, öncelikle davanın usulden husumet yokluğu veya görevsizlik nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacı şirketin 6183 Sayılı Yasanın 79.maddesi gereğince davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava 6183 Sayılı AATUHK'nun 79.maddesi gereğince açılmış…

  • Yargıtay · 4. Hukuk DairesiE. 2021/23959K. 2022/1051419.09.2022

    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi - E. 2021/23959, K. 2022/10514 (19.09.2022)

    …2022/10514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... Seramik Sanayi İnşaat Madencilik İth. İhr. A.Ş aleyhine 01/08/2002 gününde verilen dilekçe ile 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesine istinaden alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne…

Kararların tam metni ve benzer kararlar için ücretsiz arayın

Değişiklik Geçmişi

  1. 30.03.2006değişik5479 sayılı Kanun

    (Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)

Kanun: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

Kabul tarihi: 21.07.1953

Resmî Gazete: 28.07.1953 / Sayı 8469

Kaynak: mevzuat.gov.tr

Metin mevzuat.gov.tr'deki güncel (işlenmiş) metinden alınır ve düzenli olarak güncellenir. Resmî metin için Resmî Gazete esas alınır.

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun tüm maddeleri